Maluliyet Raporları Arasındaki Çelişkinin Giderilmesi – Hatır Taşıması İndirimi

–

Özet: ZMSS poliçesi kapsamındaki trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı davasında; hakem heyetince dosyadaki çelişkili maluliyet raporları giderilmeden eksik incelemeyle karar verilmiştir. Kararda, önceden yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin sakatlık teminatı limitinden düşülmeyerek poliçe limitinin aşılması ve aktüeryal bakiye ömür hesabında kaza tarihi yerine hesaplama tarihinin esas alınması hukuka aykırı bulunmuştur. Ayrıca, arkadaşlık ilişkisi çerçevesinde gerçekleşen hatır taşıması nedeniyle tazminattan %20 indirim yapılması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2026/4361 E. 2026/5133 K. 04.05.2026

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/874 E., 2024/871 K.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 26.01.2021 tarihinde dava dışı araçla karıştığı trafik kazası sonucu sigortalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek belirsiz alacak olarak 50.001,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini 430.000,00 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuranın kalıcı maluliyetinin bulunmadığını, raporlar arasında çelişki bulunduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılmasını, kusur oranının tespiti gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulü ile 430.000,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; teminat limiti aşılarak hüküm kurulduğunu, davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri için yapılan başvuru sonucu verilen kararın icrası sonucu icra dosyasına ödeme yapıldığını, başvuranın kalıcı maluliyetinin oluşmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, %1,8 teknik faiz esas alınarak hesap yapılması gerektiğini, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, temerrüde düşülmediğini, uzlaşma olup olmadığının tespiti gerektiğini belirtmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davalı … şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptığı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.

11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.

Somut olayda; dosya kapsamında davacı hakkında düzenlenmiş üç tane maluliyet raporu bulunmakta olup, … Hastanesi’nin 12.05.2022 tarihli raporda Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu raporunda engel oranının %0 olduğu belirtilmiş, 24.06.2022 tarihli … Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının %11 malul olduğu belirlenmiş, 26.10.2023 tarihli Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının %12 malul olduğu belirlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu rapora itibar edilerek karar verildiği ve İtiraz Hakem Heyetince de bu karara yapılan itirazların reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamına göre, dosya içerisinde birbiri ile çelişkili üç ayrı maluliyet raporunun bulunduğu, iki raporun da aynı yönetmelik hükümleri dikkate alınarak hazırlandığı, raporlar arasındaki açık çelişki giderilmeksizin hakem heyetince karar verildiği anlaşılmış olup, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Şu durumda, davacının tüm tedavi evrakları dosya arasına alındıktan sonra davacının muayenesi yapılarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre başka bir üniversite Adli Tıp Ana Bilim Dalından dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi gideren, açıklayıcı, denetime elverişli rapor alıp dosyaya sunması için davacıya usulüne uygun süre verilip (sonuçları hatırlatılarak ve davalı lehine oluşacak usuli kazanılmış hak dikkate alınarak ) sonucuna göre karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.

3. Geçici iş göremezlik zararı bedensel zarar niteliğinde bir zarar türü olup kaza tarihinde trafik sigorta poliçesinin sakatlanma ve ölüme ilişkin teminat limitinin 430.000,00 TL, sağlık gideri teminat limitinin ise 430.000,00 TL olarak belirlendiği görülmektedir.

Somut olayda davacının Sigorta Tahkim Komisyonu’nun 22.08.2023 tarihli K-2023/265391 sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararı ile; başvurunun kabulü ile 1.788,50 TL geçici bakıcı gideri, 11.303,60 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.500,00 TL tedavi giderinin davalı …Ş.’den tahsiline karar verilmiş, kararın icrası üzerine sigorta şirketi tarafından 31.08.2023 tarihinde asıl alacak ve ferileri ile 27.600,74 TL ödeme yapılmıştır.

Eldeki dosya sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin olup, yapılan hesapta 571.141,53 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmış olup, davalı tarafından yapılan ve sakatlık teminatı kapsamında olan 11.303,60 TL geçici iş göremezlik ödemesi dikkate alınmadan 430.000,00 TL poliçe limitinin tamamına hükmedilerek limit aşımı yapılması yerinde olmamıştır.

4.Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre kaza tarihindeki yaşı esas alınarak davacının muhtemel bakiye ömür süresi ile işleyecek aktif ve pasif dönemlerin, hesaplamaya esas olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda ise; muhtemel bakiye ömür süresi davacının hesap tarihindeki yaşı esas alınarak belirlenmiş ve bu doğrultuda işleyecek/bilinmeyen dönem hesabı yapılmıştır. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

Bu durumda; İtiraz Hakem Heyetince, TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre davacının kaza tarihindeki yaşı esas alınıp bakiye ömür süresi belirlenerek (hesap tarihindeki yaşına göre değil, kaza tarihindeki yaşına göre saptanacak bakiye ömür süresi) aktif ve pasif dönem başlangıç ve bitiş tarihleri ile süreleri gösterilmek suretiyle daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

5.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87/1 maddesi yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51. maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.

Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.

Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap dilekçesinde hatır taşıması def’inde bulunulmuş ise de Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda hatır taşıması nedeniyle hesaplanan tazminattan hatır taşıması indiriminin verilecek hükme etki etmeyeceği gerekçesiyle hatır taşıması indirimi yapılmamış ve davalı vekilince bu husus itirazda da ileri sürülmüş ise de İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma dosyasında alınan ifade ve beyanlardan davacı ile sigortalı araç sürücüsü niçin seyahat ettiklerine dair bilgi bulunmasa da, diğer yolcu … ifadesinde sürücü ile iş arkadaşı olduğunu ve Çanakkale’den Ordu’ya gittiklerini belirtmiş ve davacı ile davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün arkadaş oldukları anlaşılmış olup; bozma sonrası tekrar yapılacak tazminat hesabında hesaplanan tazminattan yapılacak hatır taşıması indirimi sonrası belirlenecek tazminatın poliçe limitinin altında kalması halinde davalı … şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre hesaplanan tazminatından %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

6.5684 sayılı Kanun’un 30/17 maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 ve AAÜT’nin 17/2 maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR

1- Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2-Yukarıda (2), (3), (4), (5) ve (6) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Anahtar Kelimeler: Maluliyet Raporu, Teminat Limiti Aşımı, Bakiye Ömür Hesabı (TRH 2010), Hatır Taşıması İndirimi


Dizdar & Şimşek Hukuk, Danışmanlık ve Arabuluculuk Ofisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin